«

»

Eyl 15

FREESPACE I & II

FreeSpace II

FreeSpace II

Uzay savaş simülasyonları eskiden oldukça popüler bir oyun türüydü. Özellikle Star Wars serisinin 2000’li yıllarda çıkan yeni üçlemesi ile bu tarz oyunlar patlama yapmıştı. Ancak bu tarz, günümüzde hemen hemen ölmüş durumda, küçük stüdyolar dışında bu türde yeni oyun geliştiren artık bulunmamakta. Freespace de bu türün altın zamanları olan 1998 (birinci oyun) ve 1999 (ikinci) yıllarında piyasaya sürülmüştür.
İki oyunu birden anlatmak istedim çünkü ikisi arasında teknolojik ve oynanış olarak çok az fark bulunmakta. Birinci oyun bittiği gibi ikinciye geçilirse sanki ilk oyun devam ediyormuş gibi hissedilebilir tabi aralarında az da olsa birkaç fark bulunuyor.
Oyunun hikayesi 23. yüzyılda geçiyor, insanoğlu wormhole ile yıldız sistemleri arasında seyahatın sırrını çözmüştür. Artık farklı sistemlerde koloniler kurabilmiş ancak Vasudan isminde bir ırk ile yollar keşişmiştir. Tahmin edebileceğimiz gibi iki ırk savaşmaya başlıyor ve biz de önemsiz bir filonun önemsiz bir avcı uçağı pilotu olarak senaryoya giriş yapıyoruz. Bize verilen ilk görevler oldukça basit; bir kargo filosunu zıplama noktasına(jump-point diye geçiyor oyunda) kadar korumak, etrafta geçen Vasudan filolarını temizlemek, etraftaki kargoları taramak gibi. Ancak beklenmedik bir anda Shiva isminde 3. bir ırk çıkıyor ve iki tarafın gemilerini de patlatmaya başlıyor. Bu üçüncü ırka karşı 2 ırk birleşip karşı koymaya çalışıyor.
Oynanabilirlik Freespace’in en başarılı olduğu konu çünkü çok fazla ayar ve tuş olmasına rağmen kontroller hiç karışmıyor (ayarlardan kontrollere ilk baktığınız zaman epey şaşırabilirsiniz çünkü 200e yakın tuş var). Bunlar geminin hız ayarlarından, motor gücünün kalkanlar ile silahlar arasında yüzdesinin ayarlanmasından emriniz altındaki pilotlara emir vermeye kadar değişiyor. Olası bir it dalaşı senaryosu anlatacak olursak: İlk olarak gücü motora verip tam gaz düşmana yaklaşıp sonra kalkan bozucu silahı alıp ön kalkanını parçalayıp füzeleri fırlatırsınız. Ancak füzelerden kurtulursa düşmanı gözden kaçırmamak için hızı düşmanla aynı seviyeye getirip arkasına geçersiniz bu sırada diğer gemilerden korunmak için kalkanları arkaya verip düşman füzelerden de korunmak için flare misilleri kullanırız. İlk başta kulağa çok karışık geliyor ama kontrollerin kolaylığı ile bu işlemler çok rahat şekilde yapılıyor ve tam bir pilot gibi hissedebiliyorsunuz. İkinci bir nokta ise arayüz ekranı çok başarılı bir şekilde dizayn edilmiş. Ekrandaki her şeyin bir anlamı var ve hemen her bilgiyi anında öğrenebiliyorsunuz.
Oyunda avcı, bombardıman, kargo, uzay üssü gibi farklı çeşitlerde uzay gemileri var ve bazı gemiler gerçekten çok büyük. Bizim gemimizden 200 kat daha büyük gemiler bulunmakta, bu gemilerin yakınından geçtiğiniz zaman büyüklüğünü gerçekten anlayabiliyorsunuz. Burada ikinci oyun için parantez açmak gerekli çünkü ikinci oyunla birlikte dev kruvazörlerin savaşını izleyebiliyoruz. Devasa gemilerin birbirine laser canonlarını ateşlerden bunlardan kaçıp ufak gemileri avlamaya çalışmak oldukça zevkli. Kruvasörlerin birçok alt-sistemi bulunuyor ve bunları ayrı ayrı patlatabiliyoruz. Örneğin geminin direkt olarak motorlarına hedef alıp patlatırsak gemi hareketsiz kalıyor veya silah sistemlerini patlatıp öyle etrafta boş boş dolanmasını izleyebiliyoruz.

Uzay Gemisi

Uzay Gemisi

Oyun ilerledikçe rütbemizde artıyor ve daha gelişmiş gemi ve silahları kullanabiliyoruz. Burdaki hoş bir detay görevlerdeki başarımıza göre bölüm sonundaki konuşmalar değişebiliyor. Örneğin 3 tane kargo gemisini koruma görevi aldık. Hepsini birden başarılı şekilde koruyabilirsek senden de bunu beklerdik tarzı bir konuşmayla bölüm bitiyor hatta bazen madalya da alabiliyoruz. Ama mesela sadece 1 tanesini koruyabilirsek rezil ettin görevi neyse hiç yoktan iyidir tarzı bir konuşmayla bölüm bitiyor.

Gemi İçi

Gemi İçi

Grafikler 3d olmasına rağmen günümüzde bile çok kötü görünmüyor (3D olmasına rağmen dediğim 2D grafikler genellikle el çizimi olduğu için zaman geçmesine rağmen çok kötü görünmez ancak 3D modeller direkt bilgisayar ile modellendiği için biraz eski grafikler bile oldukça kötü görünebilir). Ancak seri asıl olarak müzikleri ile öne çıkıyor bazı müzikler oldukça başarılı ve serinin karamsar havasını iyi yansıtıyor.
Karamsar dedik çünkü serinin genelinde olaylar sürekli kötü yönde gelişiyor. Zaten bir yerden sonra artık bu sefer nereyi kaybedeceğiz şeklinde göreve çıkmaya başlıyorsunuz. Serinin hikayesi görev önceki anlatımlarla ilerliyor. Görev öncesi sistemlerin son durumları kim nereye saldırmış nerde hangi birlikler var onu görüyoruz. Sonra operasyon kısmı başlıyor planlanan hareketleri ve misyonları öğreniyoruz. Görev bitince de operasyonun kazandırdıklarını veya neleri kaybettiğimiz ögreniyoruz ve sonraki göreve geçiyoruz.
Ne yazıkki Freespace zamanında da birçok olumlu yorum almasına rağmen satışları fiyasko oldu. Bu yüzden seri birçok soru işaretini çözmeden bitmek zorunda kaldı. Hikayenin tam anlamıyla biteceği bir seri istiyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz çünkü seri birçok noktayı açıklamasına rağmen birçok gizemle sona eriyor. Bunlar benim için önemli değil diyorsanız kesinlikle kaçırmamanız gereken bir seri.
OST’den birkaç şarkı:

 

En Düşük

Önerilen

İşletim Sistemi

Microsoft Windows 98, 2000, XP

CPU

Intel Pentium II Intel Pentium III

Hafıza

32 MB 64 MB

Harddisk Alanı

300 MB

Ekran Kartı

64 MB 128 MB

Ses Kartı

Soundblaster compatible sound card Soundblaster compatible sound card

 

Değerlendirme
Grafik: 4/5
Oynanabilirlik: 5/5
Konu: 5/5
Genel: 5/5

Bu makale 2419 kez okunmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Lütfen sitemizi destekleyin

Merhaba Oyun severler,
Aşağıdaki butonlara tıklayarak oyun uzmanlarını destekleyebilirsiniz.